Merhaba ey benim yüce yalnızlığım.
Her bakışta dalga dalga kabaran kederim.
Merhaba ey sonsuz boşluk, merhaba!
Sol yanımı vurur gurbetim, hasretim…
Uyandım bu sabah Alpler’e baktım.
Ne bir Toros ne bir Kaçgar
ne de Süphan’dı…
Yemyeşil çayırlarda umutlar uyandı.
Gece oldu, göğümde
yabancı kandiller yandı.
Vardım Konstanz’a, Bodensee’ye baktım.
Ne bir Eğirdir ne bir Eber
ne de Mogan’dı…
Yaban ellerde, Nemçe diyarında
Türkçe sevdim, türkü sevdim
Türkçe işittim.
Süleyman’ın Ordusunda harp edilen bir andı.
Bu sefer şehirler değil
ruhlar usandı!
Gezdim, gördüm gavur çiçeğini.
Ne bir Leyla ne bir Güntülü
ne de Hanım Sultan’dı…
Elbet buraya her gelen
ebedi kalırım sandı.
İşte o sabah, o bayram sabahı
yalnızlığım bayramlığını giydi,
cepkeni kuşandı.
Ayıldım o sabah kuşlara baktım.
Ne bir laçin ne bir güvercin
ne de doğandı…
Masmavi ufukta vuslat uyandı.
Bleda YAMAN, Bregenz, Mart 2026 (Ayarsız Dergi Nisan 2026 sayısı)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder